O kadar iyi uyumuşum ki uyanıverdim. Huzurlu bir sabah, tertemiz hava, cıvıl cıvıl kuşlar... Evet cıvıl cıvıl kuşlar! Çeşme'nin ortasında! Meğerse CD'ymiş. Her sabah uyandırma servisi Dahlia'nın kadrolu kuş korosundan...
Sabah 8:30 - 9:00: Kuş sesleriyle uyanmak
Kahvaltı Keyfi
İster sabah güneşinin altında ister gölgede. Çay taze, kahvaltılıklar nefis. Güne harika bir başlangıç.
Favori Menüm
Simit-Peynir
Bahçeden taze domates
Omlet
Portakal Suyu
Saat 11:00 - 14:00: Gün başlar
Tabiki Çeşme'nin tadı yüzerek ve güneşlenerek çıkar - havuzda ya da plajda. Burada ikisi de var ama sorun karar vermekte.
Buradaki havuzlar da bir başka, gözlerim klordan kıpkırmızı olmadı. Üstelik de havuzun suyu tertemizdi. Çünkü havuzlarda deniz suyu
kullanılmış. Harika değil mi?
Öğle Yemeği
Bir sunuma ancak bu kadar özen gösterilir! Amerikan servis deyip geçmemişler, özel olarak bir ebru
sanatçısına çalıştırmışlar. Yüzüp yorulduktan sonra yediğim bu yemek de çok iyi geldi. Sebzeler taptaze. Beyaz Dahlia'nın yeşil kardeşinden
günlük toplanıyormuş. Bugün oraya da gideceğim.
Burada diğer tatil yerlerindeki çocuk ağlamaları duyulmuyor. Havuzundan çocouk bahçesine
çocukların ilgisini çekecek herşey düşünülmüş. Hele özel masaları yok mu, tekrar çocuk olasım geldi.
Saat 15:00 - 17:00: İkindi
Burada diğer otellerdeki gibi istatistiksel bir veri değil, Çeşme'nin en güzel 16 koyundan birinin misafiriyim. Alaçatı, Ardıç, Ayayorgi,
Boyalık, Büyük Liman, Çeşme, Çiftlikköy, Dalyan, Ilıca, Ovacık, Paşalimanı, Pırlanta, Reisdere, Sakızlıkoy, Şifne, Yıldızburnu. Bu koyların
hepsini tek tek görmeliyim.
Bu kadar kısa zamanda koyları gezmeye ancak odanın girişinden başlarım. Tam girişte kaldığım koyun bir yapbozu
var. Herşey düşünülmüş bu odada. Girişte benim adıma özel bir not karşıladı. Odada da taze çiçekler.
Yerler bembeyaz epoksi, çok ferah.
Özel sabunlar, yumuşak bornozlar, her detay sevgiyle düşünülmüş.
Nasıl da yorulmuşum. Yatak da bir rahat ki sorma gitsin. Ben biraz
kestireyim. Kalkınca da havuza açılan şezlonglarda biraz şekerleme yaparım. Dinlenilmeyen tatil mi olurmuş canım!
18:00 - 19:00: Akşam üzeri
Çeşme'nin güneşi de çok arkadaş canlısı, bu saat olmuş hala sıcacık. E tadını çıkarmak lazım.
Hamakta mı sallansam, bahçedeki
yumuşacık minderlerde mi? Aslında plaj da bu saatte çok güzel olur, püfür püfür. Yine kararsız kaldım. İyisi mi ben çıkayım,
dışarıda karar veririm.
Şimdi bahçelerden dönüyorum. İlk önce hemen yanıbaşımdaki bahçeyi dolaştım. Güller, ortancalar, yıldız
çiçekleri, birbirinden güzel ağaçlar, enfes...
Ama en etkileyicisi biraz uzaktaki Yeşil Dalya. Yemekte yediğim nefis yemeğin kaynağı
orası. Bağları, havuzu ve hayvanlarıyla kesinlikle bir bahçeden fazlası; sadece 10 dakikada Çeşme içinde bir Toskana Vadisi.
Saat 20:00 - ... : Gece
Burada gece de bir başka. Yıldız Çiçeği aplikler oteli çepeçevre bir gerdanlık gibi sarıyor. Havuzlar ışıl ışıl, değerli taşlar gibi
parlıyor.
Ne geceydi! Yemek nefisti, tadı damağımda kaldı. Kahveden sonra bara geçip hafif birşeyler içtik. Daha sonra
Çeşme de Alaçatı da ayağının dibinde.
Bu Dalya sadece yazın açmıyor!
Alt kattaki toplantı odası yaz-kış açık. Şömine odası da kışların sıcacık eğlencesi olacak.
Otelde düzenlenen organizasyonlar
sadece yazla sınırlı değilmiş. Gölgeliğin çevresi kapatılarak çok güzel bir kış bahçesi hazırlanıyormuş. Buraya kışın da gelmeliyim :)







